VÜCUT GELİŞTİRME YARIŞMA HAZIRLIKLARI (PREPARING FOR A CONTEST)

 

Her spor branşında yapılan sporun özelliği nedeniyle farklı hazırlık çalışmaları uygulanır. Bu çalışmalar o branşa ait sporcunun kabiliyetleri ve amaçladığı hedefler doğrultusunda, kendi antrenörlerinin çizdiği planlar dahilinde yürütülür.

Her spor branşının temeli olan vücut geliştirme sporu da belirli amaçlar için yapılır. Genel anlamda ele alırsak, vücut geliştirmenin üç amaç için yapıldığını görürüz;

1. Sağlık için

2. Belirli bir forma ulaşmak ve onu korumak için

3. Yarışma için

Bunların ilk ikisini yaşam boyu vücut geliştirme çalışmaları olarak da düşünebiliriz. Vücut geliştirme sporu her zaman, her yerde ve yaşta, sağlık ve form için yapılabilen, kendine özgü, bilimsel kurallarla iç içe, kaliteli ve nadir sporlardan biridir.

Bir çok spor branşında olduğu gibi, yarışma ve yarışmacı olma, hele ki şampiyon olma durumu saydığımız ilk iki amaçtan ayrı, büyük fedakarlık ve özveri isteyen, uzun ve meşakatli bir yoldur. Ama özellikle vücut geliştirme sporunda büyük şampiyonluklar için bazı sporcular, sporun sağlık ve faydalılık sınırlarını zorlamaktadırlar. Özellikle çok ağır olan yarışma hazırlık diyeti eğer bilinçli yapılmazsa, ayrıca bir de doping ilaçları kullanılırsa, bu durum sağlık açısından bir çok riskler taşımaktadır.

Bu sebeple dikkatli, bilinçli ve sağlığı riske atmayacak tarzda yarışmalara hazırlanmak gerekmektedir.

Bu konuda öncelikle şunları düşünmek  ve ona göre çalışmaları planlamak gerekmektedir:

– Vücut geliştirme her yaş için yararlı ve sağlıklı bir spordur.

– Kişi bu sporla gelişir, kuvvetlenir, forma girer, kişilik kazanır. Kısaca kendiniyle yarışır ve kendini aşmaya çalışır.

– Ancak her vücut geliştirme sporu yapan şampiyon olamaz.

Vücut tipleri kişiden kişiye değişir. Kimi doğuştan avantajlıdır. İnce belli, geniş omuzlu, estetik, kaslarındaki lif sayısı fazla, algılamaya uygun metabolizma, diğer fiztolojik ve psikolojik özellikler gibi. Bunlar doğuştan gelen ve hiç de küçümsenmeyecek olan avantajlardır. Kimi ise, kalın belli, vücudu kusurlu, dar omuzlu, kısa bacaklı, kaslarındaki lif sayısı az ve vücut geliştirme sporu açısından az algılanan metabolizmaya sahip olma gibi, doğuştan gelen ve dezavantaj oluşturan özelliklere sahiptir.

Vücut açısından kusurlu ve dezavantaj sayılacak özelliklere sahip olan kişiler için, en ideal spor dalı vücut geliştirmedir. Çünkü vücut geliştirme, vücut kusurlarını bir noktaya kadar giderebilen en etkili spordur. Duruş bozukluklarının giderilmesinde, orantısız gelişmiş olan vücut bölümlerinin geliştirilmesinde, tüm vücut hatları arasında olumlu bir orantı sağlayabilme ve birçok fizik tedavi ve rehabilitasyon amaçlı çalışmalarda da her zaman için vücut geliştirme sporundan yararlanılmaktadır.

Ancak yapısal dezavantajlara sahip olan kişilerin, kendilerini bilerek, öz eleştirilerini yaparak, ona göre yarışmacı olmaya karar vermeleri gerekir. Aksi halde senelerce yarışmadan yarışmaya koşar, bu uğurda çok şeyler harcar ve sonunda hiçbir zaman şampiyonluğa ulaşamadan hayal kırıklığına uğrarlar.

Küçük kusurları olup da yarışmaya hazırlanan kimselerin ise, bunları pek fazla önemsememeleri faydalı olmaktadır. İyi çalışma, poz üstünlüğü, istikrar vb. gibi faktörler küçük kusurları ortadan kaldırdığı gibi, avantajlı gibi görünen diğer sporculara nazaran üstünlük bile sağlayabilirler.

Yarışmaya hazırlanacak olan sporcu şu hususlarda özeleştirisini yapmalıdır:

1. Yarışmaya girecek seviyede miyim?

2. Vücut geliştirme ile yenemeyeceğim eksik ve kusurlarım var mıdır?

3. Beslenmem, uykum, zamanım, maddi imkanım ve yeterince çalışmam mümkün olacak mı?

Bu sorulara samimiyetle olumlu cevap  verebiliyorsa, tereddüt edilmemesi lazımdır. Bu durumda kendinize güvenip, başlamak en uygun yoldur. Şampiyon olabilecek birçok kabiliyetli sporcu, kendine güvensizliği ve korkusu yüzünden, senelerce hak ettiği derece veya şampiyonlukları elde edememişlerdir.

Unutulmaması gereken önemli bir husus da şudur; Genellikle ilk yarışmalar tecrübe kazandırıcıdır. Hemen şampiyonluk beklemek, kendini aşırı olarak beğenmek ve başlangıçta çok şeyler ummak üzüntü yaratabilir.

Bir başka konuda, kendini bilgisiz görerek, birçok şampiyon vücutçunun kapısını çalıp, onlardan programlar istemek, bu işte mucize ve sihirli değnek aramaktır. Bu durum tamamen hatalı bir tutumdur. Çünkü, birçok şampiyon vücutçunun programı kendi kişisel özellikleri ve gereksinimlerine göre hazırlanmış olup, bir başkasına uygun olmayabilir veya bir şampiyon vücutçu her zaman iyi bir hoca olmayabilir. Sporcu, önce kendini iyi tanımalı, uygun hoca seçmeli, zamanla ilk yarışmalarda tecrübe kazanarak, kendine uygun çalışma ve beslenme tarzını oluşturmalıdır.

Vücut Geliştirme sporunda, her gün yeni sistemler ve teknikler ortaya çıkmakta ve son derece bilimsel gelişmeler uygulanmaktadır. Örneğin, 10 sene önce %80 çalışma, %20 beslenme gibi teknikler ön planda tutulurken, bu gün %80 beslenme, %20 çalışma denecek kadar görüş değişikliği meydana gelmiştir. Son senlere kadar karbonhidrat çok sakıncalı görülüp, beslenmede az kullanılırken, bugün başarının mucize yaratan bir iksiri gibi son derece önemli bir beslenme unsuru olmuştur.

YARIŞMA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

Gerek çalışmalar gerekse beslenme açısından, yarışmaya hazırlanan sporcu ve antrenörünün şu tahlili yapması gerekir :

1. Hangi siklet hedefleniyor?

2. Bu siklette hangi vücut ağırlığı ile yarışmaya girilecek? Yarışmada definasyon’lu kilonuz ne civarda olacak?

3. Kaç kilo fazlanız var? Şekil ve yağ açısından ne durumdasınız?

Öncelikle bu tespit edilip 4 aylık bir ana plan yapılmalıdır. Genelde vücut geliştirme eğitmen ve uzmanlarının ana görüşü, sporcunun yarışma hazırlığına başladığı sıradaki kilosunun, yarışmaya girmeyi hedeflediği gerçek definisyonlu kilosundan en fazla %10 civarında fazla olabileceği yönündedir. Önceleri bir çok ünlü vücutçu bile esas sikletinin çok üstünde (20,hatta 30 kilo fazlalık gibi) kilolara çıkarak, bu kilodan yarışma sikletine inince daha büyük bir hacimle form yakalayacaklarına inanırlardı. Halbuki bu tamamen yanlıştır. Çünkü, haftada 1 kilodan fazla veya ayda vücut ağırlığının %10’undan çok kilo vermek, vücutçuya faydadan çok zarar vermektedir. Bu durumda metabolizma bozulmakta ve aşırı olan kiloyu atmak için haddinden fazla zorlanan vücut, istenen forma ulaşamamaktadır. Bunun neticeside istenen form ve ölçü tutturulamayınca, daha ağır diyetler ve doping gibi yollara başvurulacak ve sonuç hüsran ve yıkım olacaktır. Demek ki, yarışmaya girecek sporcu 70 kiloda ideal definasyona ulaşacağını ve bu kiloyla yarışmaya gireceğini düşünüyorsa, 3 veya 4 ay önceden başalayacağı hazırlık çalışmalarının başlangıcında 77 kg dan fazla olmayacaktır.

 

 

Yorum Yap